top of page


MonoDialog
“Senin bana olan davranışlarını dışarıdaki hayat mı belirliyor?” diye sordu adam. Soru basit görünüyordu ama içinde biriken haftaların, belki ayların tortusu vardı. Ses tonu yükselmemişti; bilakis sakinliğin içine saklanmış bir kırgınlık taşıyordu. İnsan bazen bağırmaz, çünkü bağırmak hâlâ umut içerir. O ise artık yorulmuş bir berraklıkla soruyordu. Kadın, çantasını masaya bıraktı. Omuzları düşüktü ama sesi sertti. “İşlerimin yoğun olduğunu biliyorsun,” dedi öfkeli bir sa
Can Aygen
26 Şub4 dakikada okunur


Sevdiğim Tablolar
1- Medusa'nın Salı (Théodore Géricault) Bu tablo tam bir siyasal manifesto diye sınıflandırılabilir. Resim sanatlarından hoşlanıyor olmam elbette bu işten anlıyor olduğum anlamına gelmiyor. Yine de, daha önce hiç görmemiş ve ne olduğunu bilmiyor dahi olsam, bir sanat galerisinde önünde en çok vakit geçirebileceğim eser bu olabilir. Sadece bir felaket sahnesi değil; umutsuzluk, sınıf ayrımı, devlet ihmali ve insanın hayatta kalma içgüdüsü üzerine güçlü bir kompozisyon. Gerçek
Can Aygen
12 Şub3 dakikada okunur


Sağlıksız Denge
Başlangıçta her şey fazlasıyla netti. Düşüncelerim sanki uzun süredir bekledikleri bir masaya nihayet oturmuş gibiydi; acele etmiyor, birbirlerinin sözünü kesmiyorlardı. İnsanlar bu durumu “kendini tanımak” diye adlandırıyor. Ben de öyle sandım. Çünkü artık hiçbir duygum sürpriz yapmıyordu. Ne zaman üzüleceğimi, neye öfkeleneceğimi, hangi anlarda susacağımı önceden biliyordum. Bu öngörü hâli, dışarıdan bakıldığında bilgelik gibi duruyor olmalıydı. Eskiden karmaşa vardı. Ama o
Can Aygen
8 Şub2 dakikada okunur


Yansıtıcı Farkındalık Alanı
Anlamaya çalıştığımız şey çoğu zaman “ne yaptı?” değil, “bunu yaparak bende ne yaratmak istiyor?” sorusudur. Çünkü davranış, tek başına bir hareket değil; karşısındakinin iç dünyasında bir yankı uyandırma girişimidir. Bu yüzden “nasıl hissetmemi istiyor?” sorusu, yüzeyde basit gibi görünse de, insan ilişkilerinin gerçek dinamiklerine dair güçlü ipuçları taşır. Bu soru sorulmadığında, davranışlar rastlantı sanılır; sorulduğunda ise bir düzen, bir niyet ve bazen de bir kaçış bi
Can Aygen
6 Şub3 dakikada okunur


Eksiklik ve Potansiyel
Az olan şey insanı sabırla değil, sessiz bir öfkeyle tüketir. Çünkü yokluk nettir; sınırları bellidir, kabullenmesi mümkündür. Ama var olup yetmeyen, sürekli göz önünde duran o eksiklik, zihnin en hassas yerine dokunur. Umut verir gibi yapar, sonra geri çekilir. İnsana “biraz daha olabilirdin” diye fısıldar. İşte bu fısıltı, hiçliğin suskunluğundan çok daha yorucudur. Eksik olan, varlığını inkâr edemeyeceğin kadar gerçektir ama seni tatmin etmeyecek kadar küçüktür. Bu yüzden
Can Aygen
2 Şub2 dakikada okunur
bottom of page