Pes et, Devam Et
- Can Aygen
- 12 Kas 2025
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 28 Oca
Yola çıkmadan önceki sabahlarda hep aynı sessizlik olurdu. Eşyalarımı toplarken değil, duygularımı toparlarken yorulurdum. Bir yolculuğun arifesinde fark ettim bunu ait olmadığım yerlerde bulunmayı ne kadar sevdiğimi. Belki de bu yüzden hiçbir yere tam yerleşemedim; ne şehirlere, ne insanlara.
Her gidişim birinden biraz kalmak, her kalışım birinden biraz gitmekti. Ben, beni sevebilecek insanları değil; sevgisizliğin soğukluğunda titreyenleri seçmişim hep. Onların yaralarını sardıkça kendi yaralarımı unuturum sanmışım. Oysa her dokunuş, bana ait olmayan bir hikâyeye biraz daha karışmaktı.
Bir gün, uzun bir mesaj yazdım. Öfkeyle, kırgınlıkla, içimde birikmiş ne varsa döktüm satırlara. Sonra hepsini sildim. Ekranda sadece bir kelime kaldı: “Tamam.” O an anladım, bazen sessizlik en olgun cümledir. Kendini tutabilmek, bağırmamaktan daha yüksek bir ses çıkarır içerden.
Kimseye anlatmadım. Ruh hâlimin “devam et” ile “artık pes ediyorum” arasında gidip gelmesinin nasıl yorduğunu...Ama bir şey öğrendim: korku, yapamayacağımızın değil, yeni bir şeye başladığımızın işaretidir.
Şimdi, biri bana iyi davrandığında tuhaf bir huzursuzluk hissediyorum. Çünkü ben hep veren tarafta olmuşum sevgiyi, ilgiyi, anlayışı... Belki de birinin bana bakım göstermesi hâlâ yabancı geliyor. Ama biliyorum, verdiğim hiçbir sevgi boşa gitmedi. Bir gün, başka birinin gözlerinde, başka bir zamanda, başka bir şekilde geri dönecek.
Çünkü sevgi daima yolunu bulur. Tıpkı ait olmadığım kalplerde bile kendine bir yer bulan ben gibi.



Toksik kokuyor :)
Pes etmek yok yola devam bro 😉